İngilizlerin 1918 yılında Türk yurdu Kerkük’ü işgal etmesi, bölgenin tarihi, demografik yapısı ve sosyo-politik geleceği açısından çok büyük kırılmaların yaşandığı bir dönüm noktasıdır. Irak Türkleri için gerçekten de bir “sonun başlangıcı” oldu. Aynı zamanda Kerkük’ün işgali onlarca yıl sürecek büyük felaketlerin ve istikrarsızlığın başlangıç noktası oldu.
İngiltere’nin bölgeye bu kadar hızlı çökmesinin arkasındaki ana motivasyon, Kerkük ve Musul havzasındaki devasa zenginliğe sahip petrol yataklarıydı. İngiliz işgal yönetimi, bölgenin petrol kaynaklarını kontrol altında tutabilmek amacıyla “böl ve yönet” politikası uyguladı. Türk egemenliği döneminde bölgenin kurucu ve idari unsuru olan Irak Türkleri, İngiliz mandasını ve yeni kurulan yapıyı reddettikleri için sistemli bir şekilde yönetimden uzaklaştırıldı. Ardından Irak Türkleri, baskı, zulüm, asimilasyon ve katliamlara maruz kaldı ve ata toprağından göçe zorlandı.
Bu işgal, yalnızca bir toprak kaybı değil; bölgenin demografik yapısının değiştirilmesine, petrol kaynaklarının sömürgeci güçlerin eline geçmesine ve Orta Doğu’da günümüze kadar sürecek olan istikrarsızlık sınırlarının çizilmesine yol açan ilk adımdı. İngilizlerin 1918 yılında Türk yurdu Kerkük’ü işgali ile bu şehre yıkım, kan, ölüm, göz yaşı ve kaosun yolunu açtı.
Türkmenler, zengin petrol yataklarının gölgesinde, tarihin en ağır bedellerini ödedi. Kerkük’te 1927 yılında petrolün bulunması, bölge halkı için bir zenginlik ve refah kaynağı olmak yerine; baskı, zulüm, asimilasyon, sürgün, katliam ve demografik yapının değiştirilmesi projelerinin fitilini ateşleyen bir “petrol lanetine” dönüşmüştü. Kerkük’te petrol zenginliği olmasaydı Kerkük böylesine önem kazanır mıydı ve insanları bu felaketleri yaşar mıydı?
“Kerkük’te ne kadar petrol var?”
Kerkük, sahip olduğu zengin petrol rezervleriyle Orta Doğu’nun en önemli enerji merkezlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyanın beşinci en büyük petrol ülkesi konumundaki Irak’ta tespit edilmiş 143 milyar metreküp petrol rezervi var. Merkezi ABD’de bulunan Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine dayanarak Kerkük’ün, 10 milyar varil petrol rezervine sahip olduğu ve Irak petrolünün yüzde 18’inin Kerkük petrol sahasından elde edildiği belirtilmektedir.
Gelin görün ki, Kerkük’te insanların yüzü gülmediği gibi petrol zenginliği de adeta bir felakete dönüşmüş durumda. Petrol ve doğalgaz üretiminde liderliği elinde bulunduran kent, gelişmişlikte değil ama geri kalmışlıkta birinci sırada. Bunun birçok nedeni var. Birincisi, bu bilinçli bir politikanın sonucu. Kerkük’te sorunların çözülmemesi hesabı yapıldı ve bu büyük oranda başarıldı.
“86 yıl sonra Kerkük’te bir Türkmen vali”
Kerkük Vilayet Meclisi’nin 16 Nisan 2026 tarihli oturumunda Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa’nın Kerkük Valisi seçilmesi, Türkmen siyasi temsili açısından tarihi bir dönüm noktasıdır.
Kerkük’te 86 yıl sonra valilik görevine Türkmen kimliğiyle bilinen Mehmet Seman Ağa’nın seçilmesinin ardından düzenlediği ilk basın toplantısında, bu gelişmeyi “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendirerek “Bugün Kerkük’te bu tarihi süreci tamamladık, yaklaşık 100 yıllık bir hasreti giderdik. Artık bir Türkmen, Kerkük valisidir. Türkmen, Arap, Kürt ve Hristiyan; tüm Kerküklülerin hizmetkarı olacağım ” dedi.
Ağa’nın göreve gelmesi, 86 yıl sonra Kerkük’te bir Türkmen’in valilik makamına yükselmesi bakımından önem taşıyor. Ayrıca 2003 sonrası dönemde bu görevi üstlenen ilk Türkmen isim olarak kayıtlara geçti.
Kerkük Valisi seçilen Mehmet Seman Ağa’ya, destek, imkan ve fırsat verilirse Kerkük’ün makus talihini değiştirebilecek liyakat, yetenek vizyona sahiptir
Dr. Kürşat Çavuşoğlu,
Irak Türkmen Gazeteciler Cemiyeti Dış İlişkiler Sorumlusu







